Sizden Gelenler- Efsûn

Efsûn

Ümidin son dermânı, uçurumun kenârıydın.
Ateşle yananın acıyı hemen hissetmeyişi gibi,
Teni yavaş yavaş saran sızıydın.
Kirpiğimi hep son, kırpış içe bakış, kalbe nakışdın.
Bir volkanın patlamasıyla,
Derin bir dalganın çarpışması,
Susuzların kanamadığı,
Açların doyamadığı,
Gidenin varamadığıydın.

Ruhumda yankılanan derin efsunlu ses, kalbimin atışıyla manaya dönüştü.
Bilmezdim ben böyle sefer, böyle heves,
Kalbimin ayakları bilmem hangi diyara uçuştu.
Hüzünlü kanatlarım sevinç için çırparken,
Nasıl oldu birden gam diyarına kavuştu.

Gam sofrasında türlü nimet bana zuldü,
Sana bal.
Tutunduğumsa, elinin değdiği dal.
İstemem Sâki! İstemem
Uzattığın dalları geri al.
Bana ellerin, ellerin…

Çeşm-i Mest

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir