Sizden Gelelnler – Memleket Meselesi

YERLİ VE MİLLİ ÖDEME SİSTEMİ TROY NEDEN ÇOK ÖNEMLİ

Dünyada 2008 yılından bu yana bir ekonomik kriz yaşanmaktadır ve batı ekonomileri doğunun hızla gelişmesi ve sömürü düzeninin yavaş yavaş ortadan kalmasıyla birlikte iyice agresifleşmiştir. Bugün dünyada yaşanan sorunların temelinde batı dünyasının gücünü kaybetme korkusuyla iyice hırçınlaşması yatmaktadır. Günümüz dünyasında birçok ülke hemen her konuda kendine yeterliliğin ne kadar önemli olduğunun farkına varmaya başlamıştır. ABD’nin dolar üzerinden kurduğu hegemonyasını bir cezalandırma aracına dönüştürmesi finansal sistemde tek bir ülkeye bağımlı olunamayacağını açıkça göstermektedir.

Ülkemiz açısından olaya baktığımızda ise 7 yıldır devam eden Suriye savaşı, FETÖ’cü hainlerin yapmış oldukları 17/25 olayları ve sonrasındaki darbe girişimi, daha 2 ay önce herhangi bir ekonomik gerekçesi olmamasına rağmen dış saldırılarla doların ve diğer döviz kurlarının birden fırlatılması ekonomik olarak kendi kendimize yeterli olmamızın önemini bir kez daha hissettirmiştir. Çünkü batı gerek terör örgütleri ile gerekse de ekonomik saldırılarla ülkemize hala kontrol altında tutmak istemektedir. Bu nedenle tam bağımsızlık ancak ekonomik olarak kendi kendine yeterlilikten geçtiğinden yerli ödeme sistemi ülkemiz açısından çok stratejik bir öneme haizdir.

Yukarıda da değinildiği üzere bugün itibari ile ülkemizin kartlı ödeme sistemi % 99 oranında dışa bağımlıdır. Yarın yaşanacak olan bir krizde ülkemizin ödeme sistemi tamamen felç edilme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu nedenle BKM 2014 yılında başladığı yerli ödeme sistemini 2016 yılında tamamlayarak TROY’u çıkarmıştır. Ancak 2016 yılından bu yana 201,5 milyon kart içinde sadece 3,1 milyon kart TROY’a geçmiştir. Bu kartların da çoğunluğu bankamatik kartıdır ve kahir ekseriyatı vatandaşların talebiyle değil bankaların resen bankamatik kartlarını vermesiyle ulaşılmış rakamlardır. Ayrıca banklarımızın birçoğu henüz TROY logolu Kredi Kartı çıkarmadıklarından kredi kartındaki bağımlılık oranı çok daha yüksek boyutlardadır.

Bundan daha kötüsü ise ülkemizde YERLİ VE MİLLİ ÖDEME SİSTEMİ OLAN TROY’u bilenlerin sayısı eğitimli kesimde dahi % 5’in altında çok düşük miktarlardadır. Yani konunun önemi maalesef eğitimli kesim tarafından dahi bilinmemektedir. İşin daha vahim tarafı birçok banka çalışanları dahi TROY kart istediğinde yurtdışında geçmiyor diye vatandaşları caydırmaya çalışmakta, birçoğu da TROY’dan haberi bile olmadığını belli etmektedir.

Oysaki yerli ve milli silahların ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu Afrin operasyonlarında gördük. En az bunun kadar önemli olan Yerli ve Milli Ödeme Sisteminin önemi maalesef ülkemizde yeterince kavranamamaktadır. Bu durumun oluşmasında birçok bankanın Kredi kartlarında henüz TROY’u kullanmamalarının da etkisi büyüktür. Bugün itibari ile sadece 7 banka; Halkbank, Akbank, TEB, QNB, Alternatif Bank, İşbank ve Vakıfbank banka kartıyla birlikte TROY LOGOLU Kredi kartı sunmaktadır. Diğer 28 banka ise sadece bankamatik kartı olarak TROY’u kullanmaya başlamıştır.

Peki TROY’u kullanmamız durumunda bunun ülkemiz ekonomisine ve bankacılık sektörüne etkisi ne olacaktır?
Öncelikle yıllık 130 milyon dolar yani yaklaşık 850 Milyon TL’lik komisyon tutarının yurtdışına ve bizim aleyhimize çalışan ülkelerin ekonomilerine gitmesi engellenecektir. Finans sistemini elinde bulunduran Yahudi ve Batılı kartel kuruluşların sömürü çarkına gerçek manada çomak sokulmuş olacaktır. Onların canını gerçekten acıtmak istiyorsak öncelikle ödeme sistemini onların elinden almamız gerekiyor. Bu nedenle TROY’u sadece kendi ülkemizle sınırlı olarak düşünmeyip başta Müslüman ülkeler olmak üzere tüm dünya ülkelerini de hedefimize alarak geliştirmemiz gerekmektedir.
Cari açıkta az da olsa bir azalma meydana gelecektir. Orta ve uzun vadede aynen VİSA ve Mastercard gibi TROY’un yaygınlaşmasını sağlayabilirsek ülkemiz de artık bu işlemlerden para kazanacak ve paramız dışarı gitmediği gibi gelir de elde edebilecektir. Gelir elde edilmese bile bize düşmanlık edenlerin gücünün kırılması dahi ülkemizin hem ekonomik hem de siyasi olarak rahatlamasına katkı sağlayacaktır.
Bankalarımızın komisyon maliyeti %30 azalacak ve 850 Milyon TL’den yaklaşık 600 Milyon TL’ye düşecektir.
Özellikle BKM’de ortaklığı bulunan bankalarımız için bu komisyon maliyeti çok daha azalacaktır. Çünkü BKM’nin karından bu bankalarımız pay aldıklarından maliyetlerinden bu tutarın düşülmesi gerekmektedir.
Yabancı ödeme sistemlerinin hemen hepsinin ülkemizde ofisi dahi bulunmadığından herhangi bir vergi dahi vermemektedir. Aksine tüm katma değeri yurtdışına alıp götürmektedirler. TROY kullanarak oluşturulan katma değerin ülkemizde kalması sağlanabilecektir.
Ödeme sisteminin kilitlenmesi gibi risklerden en azından yurtiçinde kurtulunacak, ekonomimizin dış müdahalelere karşı direnci artacaktır.
Kendi paramızla kendimizi izletmekten kurtulmuş olacağız. Şu an VİSA ve Mastercard kullanarak nerede, kime, ne kadar para harcadığımızı bu yabancı firmalara izlettiğimiz gibi, bunun için ayrıca para da vermekteyiz. TROY ile en azından bu bilgiler yurtdışına gitmekten kurtulacaktır.
Ancak bu sistemin ülkemizde yerleşmesinin önünde bazı engellerde mevcuttur. Bu nedenle hem devletimizin hem de biz vatandaşların üzerine düşen görevler bulunmaktadır.

Öncelikle devletimizin yapması gerekenleri sıralarsak;

1. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK’nın) en az bir kartlı ödeme sisteminde yerli ve milli ödeme sisteminin kullanılmasını bankalara zorunlu hale getirecek bir düzenleme yapması gerekmektedir.
2. Ayrıca Bankalararası Kart Merkezinin (BKM’nin) ileride satın alınarak yerli ödeme sisteminin yabancı finans kartelleri tarafından baltalanmaması için en az %51’nin kamu bankalarına ait olacak şekilde ortaklık yapısının düzenlenmesi ülkemizin ödeme sistemi güvenliği açısından önemlidir.
3. BKM’nin Fraud yani sahtecilik gibi olaylarla itibarının zedelenmemesi için gerekli bilişim alt yapısını çok sağlam kurması ve gerekli tedbirleri alması gerekmektedir.
4. Bu kapsamda devletimizin de BKM’ye TROY alt yapısının desteklenmesi için gerek parasal gerekse vergisel destek vermesi gerekmektedir.
5. Ayrıca bankaların vatandaşlara VİSA ve Mastercard’ı parasız sunarken TROY’dan para istenmesini önleyecek, yani bankaların caydırıcılık yapmamasını sağlayacak tedbirlerin alınması gerekmektedir. Çünkü ben ve arkadaşım TROY’u almak için 10 TL para verirken VİSA ve Mastercard isteseydik banka herhangi bir ücret talep etmiyordu.

Peki vatandaş olarak biz ne yapmalıyız?

1. Öncelikle gerek kredi gerekse de bankamatik kartımızın yerli ve milli ödeme sistemi olan TROY logolu olmasını sağlamalıyız. Bunun için ısrarla bankalardan TROY logolu kart talep etmeliyiz. Elimizdeki kredi kartı ve bankamatik kartlarımızı TROY logolu olanlarla en kısa sürede değiştirmeliyiz.
2. Eğer ki çalıştığımız bankanın TROY kredi kartı sunumu yoksa bunu bankamızdan sürekli talep ederek en kısa sürede yerli ve milli ödeme sistemine geçmesini sağlamalıyız.
3. Banka çalışanlarının yurtdışında geçmiyor gibi caydırıcı söylemlerine itibar etmemeli ve yerli ve milli olan ödeme sistemini kullanmak istediğimizi ısrarla söylemeliyiz. Şunu da ifade edeyim TROY artık yurtdışında da geçmeye başlamıştır.
4. Yurtiçi alışverişlerde ve bankamatiklerde para çekim işlemlerinde başka kartımız olsa dahi öncelikle TROY logolu kartımızı kullanmalı, TROY’un gerek ciro gerekse de işlem miktarı olarak destekleyerek kullanımının yaygınlaşmasını sağlamalıyız.
5. BKM’nin 2023 hedefi 40 milyon kartı TROY logolu yapmak ve Pazar payını % 20’ye çıkarmak. Ancak bu hedef bize göre gerçekten çok düşük. Ortada madem ki bir savaş var biz vatandaşlar olarak neden 2023’ü bekleyelim ki! Brezilya bile 5 yılda kart sayısını 10 kat artırıp 115 milyon yerli ve milli olan kartını kullanıyorken biz onlardan daha mı az vatanımızı seviyoruz? Öyleyse bu bir vatandaşlık görevidir diyerek bu işi dert edinmeli karınca kararınca ülkemize ne katabiliriz arayışında olmalıyız. Şahsen benim hedefim 2020 yılına gelmeden bu rakamları yakalamak 2023’te ise piyasanın % 80’nin en az bir kartında TROY LOGOSUNUN olmasını sağlamaktır.

Ancak kısa vadede bazı problemlerle karşılaşabiliriz. Bu nedenle;
TROY kart sistemi tam manası ile yerleşinceye kadar VİSA ve Mastercard vb yabancı ödeme sistemini kullanan kartınızı iptal etmeyiniz.
Bunun yerine her iki kartıda bulundurup mümkün mertebe TROY’u kullanarak zaruret halinde yabancı ödeme sistemlerini kullanmalıyız. Bu şekilde yabancı kartellere gidecek parayı minimuma indirmemiz mümkün olacaktır. Çünkü yabancı şirlketlerin en fazla gelir elde ettiği kalem harcama ve para çekimi işlemleri üzerinden 3 ayda bir aldığı Quarterly Fee kalemidir. TROY’un sağlayacağı en büyük tasarruf da bu kalemdedir.

Son olarak İsrail’in ve batının ikiyüzlülüğüne karşı eylem yapma, yapılan hukuksuzlukları protesto etmek elbette ki gerekli. Ancak eylemden çıktıktan sonra onların ödeme sistemini kullanarak veya onların ürünlerini satın alarak onları doğrudan veya dolaylı olarak desteklediğimizde bu eylemlerin hiçbir etkisi olmamaktadır. Aksine adamların alay konusu olmaktayız. Bu nedenle ne kadar yerli ve milli olursak o kadar bunların canını acıtır ve direncimizi arttırırız.

Ayrıca bu sistemi sadece ülkemizle sınırlı düşünmeyin. Önce biz kullanacağız sonra bunu en yakın ilişki kurduğumuz ülkeler başta olmak üzere diğer ülkelerde de kuracağız ve sömürünün bitmesine, yahudi’nin ve batının silahının elinden alınmasına vesile olacağız. Para kazanmadan ziyade Yahudi ve Batılı kartellerin bu hegemonyasının kırılması bizce çok daha önemlidir. Ancak madem ki bu sistemin kurulmasına biz talibiz neden para da kazanmayalım ki!

Mevcut küresel sisteme diğer ülkeler kendileri ne kadar pay alabiliriz diye yaklaşmasına karşılık insani açıdan bakan tek ülke Türkiye’dir. Sayın Cumhurbaşkanımızın “one minute” çıkışı ile başlayan daha sonra dünya 5’ten büyüktür sözüyle devam eden ve küresel sisteme insani yönden bakarak isyan eden bu tavrı İsrail başta olmak üzere batılı devletleri oldukça rahatsız etmiştir. Bu nedenle son dönemde ülkemize olan ekonomik ve siyasi saldırılar çok artmıştır. Ancak mademki savaş var savunmada değil taarruzda olmamız gerekir. Üzerimizdeki ölü toprağını atıp biraz silkelenmemiz gerekiyor.

Mademki nasıl olsa öleceğiz o zaman adam gibi ölelim. Çünkü ölümün tekrarı olmayacak!

SAYGILARIMLA
ÖMER DEMİRDAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir