Sena Nur Bayer: Zamanla Olgunlaş/ama/mak

Doğmak ve ölmek; planlanamaz eylem. Oysa yaşamak öyle mi? Yaşamak ayrı! O da kendi içinde bölünüyor: yaşamak ayrı, yaş almak ayrı.

Nitekim Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Yaş otuzbeş yolun yarısı eder” diye tasvir ettiği dönemlerden, otuzlu yaşlarda daha hayata yeni başlıyoruz zannına nasıl evrildik?

Büyüklerimizden, ”ben senin yaşındayken”le başlayan cümleler duymayanımız yoktur sanırım. Tıpkı bizim de kendimizden yaşça küçükleri gördükçe, ben bu yaşlarda böyle miydim diye düşündüğümüz gibi. Farklı jenerasyonlar arasında edinilen tecrübelerde benzerlikler olsa da bu tecrübeleri edindiğimiz yaşlar arasında farklılıklar gözüküyor. Olgunlaşma dediğimiz kişisel gelişim evresine her geçen gün biraz daha geç yaşlarda ulaşmamızın bir sebebi olmalı. Dünyada ortalama yaşam süresinin uzamasından mıdır, yoksa teknoloji çağının makineleri hızlandırırken insanları yavaşlatmasından mıdır diye düşünürken, rastladığım bir makalede bu değişimin sebebi modern hayat olarak değerlendirilmiş.

Peki modern hayat bizi nasıl değiştiriyor? Eğitim hayatının uzamasının yaygınlaşmasıyla, üniversite hayatından sonra akademik kariyerine devam eden fertlerin otuzlu yaşlarda çalışma hayatına henüz atılıyor ve ekonomik özgürlüğünü geç kazanıyor olması geç olgunlaşmadaki etkenlerden biri. Yetişkinliğe geçişi geciktiren etkenlerden biri de günümüz de evliliklerin ve çocuk sahibi olmanın daha ileri yaşlara ertelenmesi olarak görülüyor. Sorumluluk almak için herhangi bir nedeni olmayan yetişkinlerin bu döngüye alıştıkça ileride bu rahatlık psikolojisinden sıyrılıp hayatın getirmiş olduğu problemlerle baş etmeleri daha zor olabiliyor. Fertlerin olgunlaşmaya geçiş aşamasında ailelerin yaptığı en büyük yanlış ise çocukları kaç yaşına gelmiş olursa olsun her problemlerini, onlara hiç bir mücadele etme fırsatı vermeden çözmeye çalışıyor olmaları. Problemleri sürekli büyükleri tarafından çözülen fertlerin, sorumluluk alma yetileri daha geç gelişeceği için, yetişkinliğe adım atmaları da gecikecektir.

Geç olgunlaşmak, hayata daha geç adım atmak ve başarıyı daha geç yakalama şansı elde etmek demektir. Hayatı izleyerek öğrenmeye çalışmaktansa, o anın şartlarında ihtiyacımız olmadığını düşündüğümüz konularda bile en azından bir fikir üretme mücadelesi içine girmek gerekmektedir. Unutmayalım ki terazi tartıyla, herşey vaktiyle ölçülür. Hızlı yaşıyor olmanın, aynı hızda gelişme gösterebilmek olmadığını idrak edebileceğimiz bir şuur ve bunu terkip edebilecek bir gayret temennisiyle.

Sena Nur Bayer: Zamanla Olgunlaş/ama/mak” için 9 yorum

  • 11 Ocak 2019 tarihinde, saat 04:02
    Permalink

    Teknolojinin insanlar uzerinde olgunlasmayi geciktirici bir etken oldugunu aşikar. İnsanlarla konuşurken bile kelimle kısaltmanın moda olduğu sanatsal alemlerde insanlar kendilerini güzel ifade edemeyecek duruma geldiler.

    Yanıtla
  • 11 Ocak 2019 tarihinde, saat 04:35
    Permalink

    Çok güzel konulara değinmişsiniz ve gayet açıklayıcı olmuş teşekkür ederiz.Bu tarz yazıları daha sıklıkla görmek isteriz.

    Yanıtla
  • 11 Ocak 2019 tarihinde, saat 04:59
    Permalink

    Ne hoş bir yazı olmuş. Açık ve net olarak bedel ödetilmeyen çocukların büyümeyeceği zamane ebeveynlerin en büyük hatası.

    Yanıtla
  • 11 Ocak 2019 tarihinde, saat 08:26
    Permalink

    Harika gerçekten çok doğru..

    Yanıtla
  • 11 Ocak 2019 tarihinde, saat 21:38
    Permalink

    Allah daim etsin. Devamını nasip etsin. Kalemine sağlık sevgili Sena

    Yanıtla
  • 12 Ocak 2019 tarihinde, saat 00:44
    Permalink

    Herkesin kendinden bir şeyler bulacağı bir yazı olmuş , ve her okuyanında zihnini açacağı aynı zamanda . İlk defa gördüm bu yazar arkadaşı . Artık sıklıkla takip edeceğim.

    Yanıtla
  • 13 Ocak 2019 tarihinde, saat 00:10
    Permalink

    Yazılarınızın devamını bekliyorum. Tebrik ederim çok keyif alarak okudum.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir