Mavera – İnsan: Hep pişmanlık, bolca umut.

İnsana kendisi ağır gelir mi?

Bu soru ile meşgul oluyor aklım uzun zamandır.  Hayatın bir imtihan olduğu aşikâr. Ancak asıl imtihan içimizde. İçimizde yerini bilmediğimiz şekli şemalı olmayan bir canavar var. Her anımıza ortak. Bu canavarla savaş vererek geçiyor zamanımız. Savaşı kaybedince yorgun düşen ruh ağırlaşıyor. İnsan kendisini taşıyamıyor.

Ahir zamanda anlaşılıyor bazı şeylerin zorluğu.

İç savaş mı daha zordur dış savaş mı? Düşmanı bilmek mi daha rahatlatıcıdır, içinde bir yerlerde gezinen görünmez bir yaratık olduğunu bilmek mi?

Allah resulü (s.a.v)  ‘’Küçük cihattan büyük cihada dönüyoruz ‘’ derken meselenin önemini arz etmiş.

Âlem içinde âlem bir âlemiz. Her insanın kendi gönlünde bir dünyası var.  Gül eker isek bazen gül hasat ediyoruz bazen diken. Ama diken de güldendir. Diken gülden haberdir. 

Bu içimizin mermerlerini tırmalayan nefisle yol boyunca yürüyecek olmak endişe verici. İnsan düşünüyor:  ‘’ Ya Rabbi nerede tökezleyeceğim nerede yıkacak beni bu nefis…’’

Akıntıya karşı yüzmek gibi ahir zamanda yaşamak.  Müslüman bir genç için zorlu bir mücadele. Dünyanın renkli lezzetli görünen süsleri bir yanda, ukbanın sonsuz saadeti bir yanda…

Bazen bilmediğim bir huzuru özler oluyor içim. Hızlıca akan hayata karşı gününü seccadesi ev işleri ve rahlesi arasında geçiren insanların hayatına özeniyorum. Birçok şeyi sığdırmak isterken hayata, her şeyden mahrum kalıyoruz sanki. Her şey dediğim de huzur.  Bedenimizde kalbimiz günden güne küçülüyor.  Dışarıdan eve geldiğimde otobüste tutturgaçları okulda kapı kollarını tutan sıralara dokunan ellerim ağırlaşıyor ellerimin kirini hissediyor oluyorum.  Bazen öyle ki kalbimin kirini de bu şekilde hissediyorum.  Dışarıda güldükçe dünyadan tattıkça ve Resulullah’ın (s.a.v) gösterdiği yoldan saptıkça yalnız kaldığım her an kalbimde bu kiri hissediyorum. Ancak kalpler eller gibi değildir. Niçin bunu kendimize yapıyoruz niçin zulmün merkez üssündeyiz bilmiyorum.  Herkes evinde sarsılmaz şuurlu bir kale kursa da heveslerimiz kursağımızda kirli ellerimiz kalbimiz üzerinde kalmasa.

İnanıyor ve her güne umutla başlıyoruz. 

Mavera – İnsan: Hep pişmanlık, bolca umut.” için bir yorum

  • 10 Nisan 2019 tarihinde, saat 09:58
    Permalink

    Tebrik ediyorum çok güzel devamını diliyorum kardeşim Allah razı olsun…

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir