Abdülhamit Çağdaş – Bizi Bir Duyan Var

Bizi Bir Duyan Var

İnsanın gönlü yorulur bazen.
‘Neden bu kadar yorgunum?’
Sorusuna cevap aramaya başlar.
Yorgunluğunun farkına varır varmasına da,
Sorularına bir türlü cevap bulamaz.
Kafasında bir yığın sorun, Truva atı gibi tepişip durur.
Yaptıklarım, yapamadıklarım…
Aldıklarım, alamadıklarım…
Gittiklerim, gidemediklerim…
Sevdiklerim, sevemediklerim…
Diye, bir bir sıralanır her şey.
İnsan, en çok kendisiyle kavga eder.
Çünkü en  çok kendisiyle baş başa kalır.
Aslında acizliğinde kaybolmak ister. 
Hatta kendisinden bile kurtulmak ister bazen
Ama yapamaz işte…
İnsan ağlamak ister ya hani,
Sırf ağlamak için kabuk bağlayan yarasını kanatır.
Sonra sessiz sessiz, içli içli ağlar…
Nedendir bilinmez, birikmişlerini mi döker,
içini mi boşaltır ama ağlar işte…

Yorulduğunu düşünür,
Yoranları düşünür,
Yorduklarını düşünür…
O an aklına gelebilecek tüm olumsuzlukları düşünür, ağlar…
Çünkü ağlamak rahatlatır insanı.

İnsan kendisiyle baş başa kalmaya versin,
Türlü türlü duyguya bürünebiliyor.
Herkesin ayrı ayrı, çeşit çeşit hikâyesi var yaşam öyküsünde.
Kiminin ağır, kiminin hafif.
Kiminin iyi, kiminin kötü.
Aslında merak ettiğim, kim yalnızlığını tefekkür ettiğinde
yalnız olmadığını anlayıp,
Ona (c.c) yaklaşabiliyor? Yada yaklaştığını fark edebiliyor?

Gerçek şu ki, yalnızlık yaklaştırır,
Yaklaşanın,  yükü  hafifler,
Derdi azalır,
Sıkıntısı gider.
Öyleyse yalnız değiliz…
Bizi bir duyan var.

Abdülhamit ÇAĞDAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir